17 Aralık 2012 Pazartesi

ÇOKOKREMLİ KURABİYE

  Merhaba sevgili blogcanlarım.Nasılsınız iyi misiniz?Bendeniz de iyi sayılırım.İşyerinde geçirdiğim küçük düşme kazasını saymazsak.Kolumda ki ezilme ve bacağımda ki morluk dışında da iyi sayılırım.Nazar değdi sanırım,bu aralar benim üzerimde tüm olumsuzluklar.Aman dilimi ısırayım daha beteri olmadı.Kafamı delmeye ramak kalmıştı çünkü.Okutup,üfletmeli ve kurşun döktürmeliyim artık değil mi? :)
  Daha önceki yazımda Elmalı Tart tarifi vermiştim.Yaptığımız tartın hamuru bir miktar artmıştı.Bizde kurabiye yaparak değerlendirdik.İçine çokokrem sürdük sigara böreği gibi sarıp fırına verdik.Beş çayımızın yanında da afiyet ile yedik.;)))


Malzemeler:

* 1 adet yumurta

* 1 su bardağı yoğurt
* 1 su bardağı şeker
* 1 paket margarin
* 1 paket kabartma tozu
* 1 paket vanilya
* Aldığı kadar un
* Çokokrem(arasına sürmek için)


Yapılışı:

Derin bir kaba eritilmiş margarini,yoğurdu,şekeri ve yumurtayı alıp karıştırıyoruz.Kabartma tozu,vanilya ve unu eleyerek malzemelerin üzerine yavaş yavaş ekliyoruz.Kulak memesi yumuşaklığında hazırladığımız hamuru  merdane yardımı ile açıyoruz.Önce dörde bölüyoruz.Böldüğümüz parçaları da yine dörde bölüp arasına çokokrem sürüyoruz.Sigara böreği gibi sarıyoruz.Yağlı kağıt serilmiş tepsiye diziyoruz.Önceden ısıttığımız 180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.Hepsi bu kadar ;)))

Afiyet Olsun.

12 Aralık 2012 Çarşamba

TERBİYELİ TAVUK SUYU ÇORBA

   Günaydın sevgili blogcanlarım;
 Ha geldi,ha gelecek derken kış dayandı kapımıza.Malum İzmir'inde kuru ve soğuk havası meşhur...Böyle günlerde içimizi sıcak bir çay veya kahve sofralar da da sıcacık çorbalar ısıtıyor.Benim çok sevdiğim arşivimde gözüme çarpan bu çorbayı bilmeyen yoktur eminim.Diğer bir ismi de "hasta" çorbasıdır...Çocukluğumdan beri kış mevsiminde pek kolay hasta olurum.Etrafımda grip,nezle,v.s. olan yakınım varsa kesin bana da bulaşır.Hem de az buz değil yorgan döşek yatırır.İlla ki iğne de yerim ki ayağa kalkayım.Geçen hafta siftahı yaptım çok şükürrrr:))) Antibiyotikler,iğneler şimdi ayaktayım Allah'a şükürler olsun.Kemiklerim ve diş etlerim dahi sızladı.Doktorun sen nerede üşüdün bu kadar demesi de beni ayrı şaşırttı.Sanırım biraz dikkatsizim, bağışıklığım da zayıf olunca kapıveriyorum mikropları:)Neyse uzun lafın kısası kışın sofranızdan sıcacık limonlu çorbalarınızı eksik etmeyin derim.Sevgilerimle;)

Malzemeler:


* 4 su bardağı tavuk suyu
* 2 su bardağı su
* 1 adet haşlanmış ve didiklenmiş tavuk göğsü
* 1 su bardağı tel şehriye
* 1 tatlı kaşığı tuz
* 1 fiske karabiber

Terbiyesi için;

* 3 yemek kaşığı yoğurt
* 1 yumurta sarısı

Yapılışı:

Derin bir tencereye tavuk suyu ve normal suyu koyup kaynamaya bırakıyoruz.Kaynayan suya tel şehriyeyi ve tuzunu ekleyip pişmeye bırakıyoruz.10 dakika kısık ateşte pişiriyoruz ve çorbanın altını kapatıyoruz.Bir süre ılımaya bırakıyoruz.Diğer yanda tavuk etini didikliyoruz.Terbiyesi için küçük bir kapta yoğurt ve yumurtayı kısık ateşte 5 dakika kadar pişiriyoruz.(Kıvamlı olan terbiye hafif durulacak).Sonra içine çorbanın suyundan bir kaç kaşık ekleyip iyice karıştırıyoruz.Çorbanın terbiyesini yavaş yavaş karıştırarak çorbaya ekliyoruz.En son didiklediğimiz tavuk etlerini de ekleyip karıştırdıktan sonra bir taşım kaynatıyoruz.Üzerine karabiber serpip servis ediyoruz.

Afiyet olsun.


4 Aralık 2012 Salı

ELMALI TART

  16 Aralık pazar günü kısmetse İzmirli yemek blogcanlarımız ile yaptığımız yılbaşı çekilişi için bir araya geleceğiz.Ayrıca sevgili blogcanım Burcu Reisoğlu'nu yeni iş yerinde ziyaret edeceğiz.Yeni iş yerin hayırlı uğurlu olsun deyip,ayaklarımızı sürüyeceğiz :)))sürüyeceğiz ki bir sürü müşterisi gelsin....Bende bu vesile ile hafta sonu hediye işlerimi hallettim.Arkadaşlarıma hediye alırken kendime almayı da ihmal etmedim.Ne zamandır almayı düşündüğüm tart kalıbını aldım.Pembiş pembiş çok hoşuma gitti.Pazar kahvaltısı için eşimin yengesi,kızı ve kayın validemi çağırmıştım.Öğleden sonra çayın yanına yengem ile birlikte tart yapmak için sıvadık kolları.Fırından gelen mis kokusu dayanılmazdı.Birer koca dilim ve misss gibi çay keyfimize diyecek yoktu.:)))


Malzemeler:


* 1 adet yumurta
* 1 su bardağı yoğurt
* 1 su bardağı şeker
* 1 paket margarin
* 1 paket kabartma tozu
* 1 paket vanilya
* 1 yemek kaşığı margarin (kalıbı yağlamak için)
* Aldığı kadar un
* 1 çay bardağı pudra şekeri(üzerine serpmek için)

İç malzemesi:


* 4 adet elma

* 2 adet havuç
* 4-5 yemek kaşığı şeker
* 1 su bardağı dövülmüş ceviz
* 1 tatlı kaşığı tarçın





Yapılışı:


Öncelikle elma ve havuçları rendeliyoruz.Üzerine şekeri döküp suyunu bırakıp çekene kadar pişiriyoruz.Pişen harcımıza ceviz ve tarçını ekleyip ocağın altını kapatıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.Derin bir kaba eritilmiş margarini,yoğurdu,şekeri ve yumurtayı alıp karıştırıyoruz. Kabartma tozu,vanilya ve unu eleyerek malzemelerin üzerine yavaş yavaş ekliyoruz. Kulak memesi yumuşaklığında hazırladığımız hamuru ikiye bölüyoruz.Bir parçasını buzdolabına kaldırıyoruz.Kalan hamuru merdane yardımı ile açıp margarin ile yağladığımız tart kalıbımıza yerleştiriyoruz.Üzerine soğumuş harcı yayıyoruz.Daha sonra buzdolabında beklettiğimiz hamuru merdane yardımı ile açıyoruz.Şeritler halinde kesip tartın üzerine önce enlemesine sonra boylamasına yerleştiriyoruz.(Kafes görünümünde).Önceden ısıtttığımız 180 derecelik fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.Fırından çıkarıp üzerine pudra şekeri serpiyoruz.


Afiyet olsun.


28 Kasım 2012 Çarşamba

MAYALI KRUVASAN POĞAÇA

   Kruvasan benim için en güzel bişeyyy...;) Bulgaristan'a gittiğimde markete uğrayıp aldığım tek lezzet.Çünkü Bulgaristan'da ya da şöyle diyeyim Targovishte'te(bizim kasaba)börek,çörek,kruvasan,kozanak,hamur işi v.s. yapan bir çok imalathane mevcut.İmalathanede hazırlanan çörekler hem marketler de hem pastahaneler de satılıyor.Hem çikolatalı,hem peynirli bir sürü değişik çeşidi mevcut.Orada yaşayan Türk hanımları da çok marifetli olunca ortaya bir sürü değişik lezzet çıkıyor.Benim de mutfak aşkım hem anneanne hem babaanneden geliyor sanırım:)))Maşallah diyeyim ikisine de birbirinden hamarat canım tontoşlarım benim:)
  Bu kruvasanları geçtiğimiz yaz arkadaşım ile yaptık.Tarif arkadaşımın teyzesine ait.Birlikte yaparak bende öğrenmiş oldum.Ama malesef ki yapım aşamasında ki tüm fotoğraflar küçük bir sıpa yüzünden silindi.Bir akrabamız eşim ve beni  hafta sonu için yazlığına davet etmişti.Bende elim boş gitmek istememiş,değişik bir tarif arayınca da arkadaşımın yardımı ile bu nefis kruvasanları hazırlamıştık.Yazlıkta pek çok fotoğraf çekmiştim.Sabah kahvaltısı,akşam yemeği,deniz macerası v.s.:)) Son akşam yemeği için masaya oturduğumuzda neler çektim acaba deyip bakmak istemiştim.O da ne bir tane bile fotoğraf yok.Evin küçük sıpası makinada ki tüm fotoğrafları bakarken silivermiş.Moralim sıfır olmuştu.Ağlasam mı gülsem mi bilemedim. Allahtan eve döndüğümüzde kalan kruvasanlardan çekmeye akıl etmişim.Sonuç kahvaltı soframızdan bir kaç karecik...;))




Malzemeler:
* 1 bardak süt
* Yarım bardak sıvı yağ
* Yarım bardak ılık su
* Yarım paket yaş maya (Yuva maya 42 gr’ım yarısı)
* 2 adet yumurta
* 1 çay kaşığı tuz
* 4,5-5 su bardağı un
* 50 gr. Margarin (hamurların arasına sürmek için)
* 1 yumurta sarısı (kruvasanların üzerine sürmek için)
* Susam veya çörek otu(üzerine serpmek için)



Yapılışı: 


Öncelikle ılık su ile yaş mayayı bir kapta eritiyoruz.Unu derin bir kaba eliyoruz.Ortasını havuz gibi açıyoruz. Hazırladığımız maya karışımını havuzun ortasına ekleyip mayalanması için 10 dakika kadar bekletiyoruz.Bekletme süremiz bittikten sonra diğer malzemelerimizi;(sıvıyağ,süt,yumurta ve tuzu) ekleyip kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.Kabımızın üzerini bir bez ya da streç film ile kapatıp mayalanması için oda sıcaklığına bırakıyoruz.(Yaklaşık yarım saat).Hamur iki kat kabardı ise mayalanmış demektir.Sonra tekrar yoğurup bir kez daha mayalanması için üzerini kapatıp kabarana kadar bekletiyoruz.Mayalanan hamurumuzu 5 eşit parçaya bölüyoruz.Böldüğümüz parçaları birer tabak büyüklüğünde açıyoruz.Her bir yufkanın arasına margarin sürüp üst üste diziyoruz.Dizdiğimiz yufkaları oldukça büyük bir yufka olacak şekilde tekrar açıyoruz.(Büyük bir tepsi ya da sini genişliğinde)Açılan yufkayı 4’e bölüyoruz.Her bir parçayı da tekrar dörde bölüyoruz.Arasına peynir,sucuk,zeytin vs.koyup sigara böreği gibi sarıyoruz.(Biz peynirli ve sucuklu yaptık).Hazırladığımız kruvasan poğaçaları yağlanmış tepsiye diziyoruz.10 dakika kadar da tepside bekletiyoruz.En son yumurta sarısı sürüp çörek otu ya da susam serpiyoruz.Önceden ısıtılmış 185 derece fırında 15-20 dakika pişiriyoruz.

27 Kasım 2012 Salı

DÜĞME KURABİYE

   Sevgili mesai arkadaşım  Suna Abam 'ın deneyip tam not verdiği bu kurabiyeleri bende 2 hafta öncesi anneme naz yaparak rica ettim.Benim annem güzel annem ne canım çekse yapar annem :))))Hemen hamurunu yoğurup şekil verdi.Sağ olsun yengem de reçellerini koydu.Fırından gelen mis gibi kokusuna dayanamayıp sıcak sıcak hüpletiverdim hemen.Çay saatleriniz için pratik ve lezzetli bir tarif mutlaka denemenizi tavsiye ederim.Bu arada asıl tarif için Portakal Ağacı'na TIK TIK :)))


Malzemeler:

* 180 gr tereyağ (annem margarin kullandı)

* 1 yumurta (yumurtalar küçük olduğundan 2 adet kullandı)
* 1 paket vanilya
* 1 paket kabartma tozu
* 3 su bardağı un
* 1 su bardağından bir parmak eksik toz şeker
* Üzerin için Reçel (biz kayısı reçeli denedik)




Yapılışı:

  Öncelikle oda sıcaklığında beklettiğimiz margarin ve şekeri yoğuruyoruz.Daha sonra diğer malzemeleri (reçel hariç) ekleyip yumuşak bir hamur elde ediyoruz.Ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlıyoruz.Yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye dizip ortasını elimizle bastırıyoruz.Hamur bitene kadar bu işlemi yapıyoruz.Ortalama 40-45 arası çıkıyor.Orta çukurlara reçelleri koyup 155 derecede ısıttığımız fırında 15 dk pişiriyoruz.Biz biraz fazla tuttuğumuzdan reçellerimiz birazcık taştı ve kurabiyelerimiz fazla pembeleşti.Ama sonuç olarak tadı nefisti.Ve ayrıca uzun süre bayatlamıyor.

Afiyet Olsun;))


26 Kasım 2012 Pazartesi

DR.OETKER MERENGLİ TART


  Dr.Oetker profesyonel ekipleri tarafından çok sayıda tüketiciye denetilerek lezzet testlerinden geçirildi ve tüketicilerden tam not aldı.
Nostaljik esintiler veren ambalaj tasarımlarına sahip olan ve şimdiye kadar sadece özel pastahane vitrinlerinde yer alan bu iki lezzet artık evlerde pratik bir şekilde hazırlanabilecek.
  Dr.Oetker Merengli Tart paketinin içerisinde un karışımı,krema karışımı ve mereng karışımı yer alıyor.Çok az malzeme ilavesi ile hazırlanan tart hamuru ve kremasının yanı sıra merengi de sadece 7-8 yemek kaşığı su ile hazırlanıyor.
  Dr.Oetker Ekler’in paketinin içerisinde,un ve krema karışımının yanı sıra eklerleri kaplamak için bitter çikolata parçaları,her eklerin boyutunun aynı olabilmesi için üzerinde standart şekiller bulunan pişirme kağıdı ve pratik bir şekilde biçimlendirme yapabilmek için sıkma torbası yer alıyor.
KAYNAK: Gıda Vitrini

   3.İzmirli yemek blogu yazarları toplantımızda Sevgili Dr.Oetker 'in bizlere hediye ettiği paketin içinde bulunan  iki yeni lezzetten birisi de merengli tarttı.Ben daha önce denemiş ve çok beğenmiştim.Limonlu mayhoş lezzetler her zaman hoşuma gittiğinden market rafında gördüğüm gün hemen kapıp sepetime attım.Akşamında sevgili ailemi ve kayın validemleri ağırladım.Tadına bakan herkesten tam not aldı.Tabi ki benden de.Benim gibi çalışan ve zamanı kısıtlı bayanlar için böyle pratik lezzetlerin raflarda olması gerçekten mucize.Bu yüzden hayatımızı kolaylaştıran ürünlerine bir yenisini daha ekleyen Dr.Oetker'e teşekkürlerimi sunuyorum.


Malzemeler:


* 1 paket Dr. Oetker Merengli Tart karışımı
Hamur için;
* 100 gram tereyağı
* 1 adet yumurta
* 30 ml süt (2-3 yemek kaşığı)
Krema için;
* 500 ml süt (2,5 su bardağı süt)
* 25 gram margarin (1 yemek kaşığı)
* 1 limon kabuğu rendesi
* 80 ml limon suyu (7-8 yemek kaşığı)
Mereng için;
* 75 ml su (7-8 yemek kaşığı)

Yapılışı:

Paketin üzerindeki tarife uyarak hazırlıyoruz.
Hepsi bu kadar kolay :))))))))
Biz denedik ve memnun kaldık.Şimdi sıra sizde;))


6 Kasım 2012 Salı

Tohumlarımızın Nesli Tehlike Altında!

Binlerce yıllık tarım geleneğini barındıran Anadolu topraklarında yetişen yerli tohumlar yaşamın sürekliliğini temsil ediyor.

Atadan kalma tohumlarımız;


* Lezzetli ve sağlıklı gıdaların temini için birer genetik hazinedir

* Binlerce yıldır değişen koşullara uyum sağlayarak günümüze ulaşmayı başarmış numunelerdir
* Tarımsal biyoçeşitliliğin önemli bir parçası ve yaşamın sürdürülebilirliğinin olmazsa olmazıdır
* Dışarıya bağımlı kalmaksızın ülkemizin gıda güvenliğinin teminatıdır

Ancak bugün Anadolu’ya özgü yerel tohum çeşitliliğimiz yok oluyor. Tek seferlik, ticari tohumların egemenliği nedeniyle gıdamızın ve geleceğimizin güvencesi yerli tohumların nesli tehlike altında! Yeryüzünde zengin çeşitlilikteki yaşamı sürdürebilmek, atalık tohumlarımızı gelecek kuşaklara aktarmamıza bağlı.


TOHUM TAKAS AĞI, yüzyılların bilgisini taşıyan yerli tohumlarımızın korunup yaygınlaşmasını amaçlıyor.


Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin, Adım Adım Oluşumu desteğiyle yürüttüğü TOHUM TAKAS AĞI KAMPANYASI’na destek olarak,


* Anadolu’nun dört bir yanındaki ekolojik çiftliklerde yerli tohumların çoğaltılarak paylaşılmasını sağlayacak;

* Bu toprakların yüzlerce yıllık bereketinin, lezzetinin, besin zenginliğinin ve kültürünün gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sağlam patikalar oluşturacaksınız.

Verdiğiniz desteğin her kuruşu binlerce yeni tohuma dönüşecek...


Kredi kartı ile bağış yapmak istiyorsanız: https://www.bugday.org/portal/BagisAdimAdim.php


EFT/havale yoluyla bağış yapmak istiyorsanız:

Alıcı Adı: Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
Garanti Bankası Karaköy Şubesi - Şube No: 400
Hesap No: 6295240
IBAN No: TR67 0006 2000 4000 0006 2952 40

www.bugday.org - www.yasasintohumlar.org

facebook.com/BugdayDernegi
twitter.com/BugdayDernegi
Twitter paylaşımlarınız için hashtag:#YasasinTohumlar






Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

HAVUÇLU,TURŞULU TARATOR

  Günaydın sevgili blogcanlarım nasılsınız,iyimisiniz? Beni sorarsanız bende çok iyiyim diyerek klasik bir mektup başlangıcı ile halinizi hatırınızı sorayım istedim:)))
  İşlerin yoğunluğundan,sonbaharın üzerime bıraktığı halsizlik ve yorgunluktan uğrayamadığım bloguma bugün bir bakayım istedim uzun zamandır ara verdiğimin farkındayım çünkü :)
  Önce havalardan bahsedeyim malum kış yaklaşamamakta :) kış hazırlıklarım çoktan bitmişken,hazırlıkları kış gelmeden tüketeceğiz sanırım:)Geçtiğimiz ay misafirlerim için nu nefis salatayı hazırladım ve tadına doyamadım.Dedim ya kış bitmeden pardon yaaa gelmeden bitecek benim turşular :))))

Malzemeler:

* 4 adet havuç
* Kornişon turşu (ben göz kararı ekledim)
* 1 kase süzme yoğurt
* 2 kaşık yoğurt
* 4 diş sarımsak
* 1 çay kaşığı tuz
* Sıvıyağ

Yapılışı:

Öncelikle havuçları yıkayıp rendeliyoruz.Tavaya sıvıyağ ekleyip havuçları kavuruyoruz.Havuçlarımız kavrulduktan sonra derin bir kaseye alıyoruz.Üzerine minik doğranmış kornişonları tuz ile dövülmüş sarımsağı,süzme yoğurt ve normal yoğurdumuzu ekleyip iyice harmanlıyoruz.Buzdolabında bir süre bekletip soğuk servis ediyoruz.

Afiyet Olsun.